Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan Ezgi Apartmanı ile ilgili davada, çeşitli tartışmalar gündeme geldi. Sanık Sami Kervancıoğlu’nun damadı olan avukat Mesut Çakar, duruşmaların yoğunluğuna dikkat çekerek, “Yüzlerce deprem davası var, ancak neden bu dosyalar için bir yardım kampanyası düzenlenmiyor? Çünkü Ezgi Apartmanı, kamuoyunda dikkat çeken bir dosya” dedi. Bu açıklama üzerine mağdurların avukatı Rezan Epözdemir, “Saygı ve terbiye her zaman önemlidir. Herkes sınırlarını bilmelidir” diyerek karşılık verdi. Bu diyalog, duruşmada gerginliğe yol açtı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Ertan Danacı’nın tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Ezgi Apartmanı’nın zemin katında kolon kesildiği tespit edilmesinin ardından meydana gelen yıkım nedeniyle yargılanan sanıklar arasında 3 tutuklu ve 7 kamu görevlisi bulunuyor. Dava, Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Duruşmada, tutuklu pastane sahipleri Sami Kervancıoğlu (60) ve Mustafa Pekel (50), pastanenin iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı (54), ile ‘bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak’ suçlamasıyla yargılanan fenni mesul Mehmet Tekin (62) ve diğer taraf avukatları, binada hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla birlikte hazır bulundu.
Mahkeme başkanı, önceki duruşmada Pamukkale Üniversitesi’ne gönderilen dosya ile ilgili hazırlanan 85 sayfalık bilirkişi raporunun mahkemeye ulaştığını açıkladı. Rapor, 8 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlandı ve müteahhit, statik proje müellifi, fenni mesul, pastane işletmesi ve belediye görevlilerinin asli kusurlu olduğu vurgulandı. Mağdurların avukatları, yeni raporla birlikte davada bir eksiklik kalmadığını belirterek, dosyanın esas hakkında mütalaa için Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesini talep etti. Yakınları yaşamını yitirenler, sanıklardan şikayetçi olduklarını ifade ederek cezalandırılmalarını istediler.
Sanıklardan Mehmet Tekin, bilirkişi raporunu kabul etmediğini belirterek, heyetin teknik veriler yerine kanaat ile hareket ettiğini savundu. Ayrıca, arsa sahibi ile müteahhit arasındaki sözleşmeye atıf yapılan dubleks dairenin binada bulunmadığını ifade etti. “O fotoğraflar tanıtım kataloğu, binada dubleks daire yoktur. Çatıya çıkan merdiven yoktur. 40 yıllık inşaat mühendisiyim, fenni mesulün proje denetleme yetkisi yoktur. Bilirkişilerin edebiyatçı gibi rapor yazmasını istemiyorum” dedi.
Ertan Danacı ise, dekorasyon işi yaptığını ve işverenle sözleşme imzaladığını belirterek, “Buraya tanık olarak gelmiştim ama şimdi sanık olarak karşıdayım. Bu binayı tasarlayan ve yapan tutuklu bir kişi yok. Raporlarda benimle ilgili bir kusur bulunmuyor, o yüzden tahliyenizi talep ediyorum” diye konuştu.
Mustafa Pekel de suçlamaları kabul etmediğini ve duruşmanın adil bir şekilde ilerlemesini umduğunu ifade etti. Dava süreci, sanıkların ve mağdurların yanı sıra kamuoyunun da dikkatini çekmeye devam ediyor.