Madımak’ta iki çocuğunu yitiren Kaya, AYM’nin tazminat kararına tepkili: ‘Sus payı’ değil adalet!

Haber gorseli

Anayasa Mahkemesi (AYM), Sivas Madımak katliamına ilişkin 2014’te başlayan bireysel başvuruda tarihi bir karara imza atarak geçen hafta yaşam hakkının usulden ihlal edildiğine ve tazminat ödenmesine hükmetti.

Cumhuriyet’e konuşan Madımak katliamı davasının avukatı Şenal Sarıhan, mahkemenin çok geç karar verdiğine dikkat çekerek “AYM, uzun yargılama ihlali yaptı” değerlendirmesinde bulundu.

2 Temmuz 1993’te gerici yobaz kalkışma sonucu Madımak’ta 12 ve 14 yaşında iki çocuğunu yitiren Hüsne Kaya da tazminat kararını “sus payı” olarak değerlendirdi.

‘HAYATLARI ÇALINDI’

Cumhuriyet’e konuşan Kaya şu ifadelere yer verdi: “Çocuklarımın hayatı yobazlar tarafından ellerinden alındı, çocuklarım yakılarak katledildi. 33 yıldır Madımak katliamı aileleri olarak acıdan, gözyaşından başka ne yaşadık ki? Mahkemelere ne kadar gittiğimizin sayısını unuttum. Adalet yerini buldu mu, elbette hayır.

Acılarımız dindi mi, dinmedi. Hiçbir zaman tazminat peşinde olmadım? Biz adalet yerini bulsun, suçlular gerekli cezaları alsın istedik. Yıllar sonra kan parası mı yiyeceğiz? Çocuklarımız adına bir yer yapılsın, anıları orada yaşatılsın istiyorum.”

Hüsne Kaya açıklamasının devamında şunları söyledi: “33 canımızı yitirdik, 33 yıl geçmiş aradan yurtdışına kaçanlar hâlâ yakalanıp yargılanmamış, zaman aşımı deyip dava sonlandırılmış. Madımak katliamının zanlıları ellerini, kollarını sallayarak çeşitli belediyelerde iş bulmuşlar, evlenmişler, askerlik yapmışlar.

Cafer Erçakmak yıllarca aranıp bulunamamış, ölünce Emniyet’e 500 metre uzaklıktaki evinde yaşadığı ortaya çıktı. Yargılama mı yapıldı sanki? Şimdi de sus payı veriyorlar, ağzımızı kapatmamızı istiyorlar. 33 yılda sesimiz kesildi zaten. Ne verirse versinler benim iki çocuğum hiçbir zaman geri gelmeyecek, çektiğimiz acılar, akıttığımız gözyaşları yok olmayacak.”

SARIHAN: AİHM YOLUMUZ AÇILMIŞ OLUR

Cumhuriyet’e konuşan ailelerin avukatı Şenal Sarıhan ise kararı şöyle yorumladı: “AYM açıklamasında sadece yaşam hakkının ihlaline atıf yaptı. Mahkemenin böyle bir karar vermesi esasen olumlu ancak çok geç verilmiş bir karar. Başvurumuzun üzerinden 12 yıl geçti. AYM uzun yargılama ihlali yapmıştır. AYM’ye giderken bu katliamın insanlığa karşı bir suç olduğunu, iki davanın zaman aşımından düşürülmesinin hukuka uygun olmadığını ifade ettik.

Kısa kararda bu konuda bir açıklama yok, uzun gerekçeli kararda bir açıklama olur mu bilemiyorum. Bunu görmemiş iseler önemli bir eksiklik. Önemli bir hak ihlalinin AYM tarafından da görülmemiş olması anlamına gelir. O zaman bizim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gitme yolumuz da açılmış olur. Gerekçeli kararda bu noktalarda bir açıklama olmazsa bu yeni bir hukuksuzluktur.

yok

Author: Onur Şahin