Yaklaşık 2000 yıl önce batmış olan bir geminin kalıntıları, deniz dibinde yapılan keşiflerle gün yüzüne çıkarıldı ve tarih boyunca keşfedilen en zengin su altı arkeolojik alanlarından biri olarak dikkat çekiyor. Yunanistan Kültür ve Spor Bakanlığı’nın gözetiminde yürütülen araştırmalar, metal dedektörleri ile donatılmış dalgıçlar tarafından gerçekleştirildi ve geminin kargosunun 40×50 metrelik bir alana yayıldığı belirlendi.
Bulunan eserler arasında, tahta parçalarına ait olduğu düşünülen bronz bir kolçak, çeşitli mozaik cam parçaları, şeffaf kaplar ve süslü seramik sürahiler yer alıyor. Deniz arkeoloğu Theotokis Theodoulou’nun liderliğindeki ekibin yaptığı kazılarda, doğal ortamlarında bozulmadan kalan bu eserlerin, antik dönemdeki kullanım amaçlarını anlama fırsatı sunduğu ifade ediliyor.
Ayrıca, kazı çalışmaları sırasında ticari yükün yanı sıra, gemideki günlük yaşama dair kişisel eşyalar da gün yüzüne çıkartıldı. Buluntular arasında kemik flüt parçaları, masa oyunlarına ait piyonlar ve bir heykelciğe ait taş bir kaide gibi nesneler bulunuyor. Bu obje ve eserler, geminin sosyal yapısına dair önemli veriler sağlıyor.
Araştırmacılar, batığın kökenini belirlemek amacıyla on beş adet kurşun nesne ve büyük boyutlardaki çapa parçalarını incelemeye aldılar. Yapılacak izotopik analizler, bu kurşun parçalarının hangi kaynaktan çıkarıldığını ve geminin ana limanını tespit etmeye yardımcı olacak. Ayrıca, geminin ahşap gövdesinden ve seramik kaplardan alınan DNA örnekleri ile deniz tabanındaki tortulardan elde edilen nişasta taneleri üzerinde kapsamlı çalışmalar sürdürülüyor. Bu biyolojik verilerin, geminin taşıdığı ürünlerin içeriği ve antik dönemdeki beslenme alışkanlıkları hakkında değerli bilgiler sunması bekleniyor.