Petrolün yeni rotasında tanker faturası 2,5 milyon dolar arttı

Haber gorseli

Hürmüz Boğazı ve Babülmendep’te güvenlik riski büyürken Suudi petrolünün Asya yolculuğu 19 günden 48 güne çıktı. Afrika çevresinden geçen yeni rota, tanker başına yakıt ve kanal maliyetini yaklaşık 2,5 milyon dolar artırıyor.

Hürmüz Boğazı ile Babülmendep’te artan güvenlik tehdidi, Orta Doğu petrolünün Asya’ya taşınma maliyetini yeniden şekillendirdi. Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’ndan hareket eden tankerler, Yemen açıklarından geçmek yerine kuzeye yönelerek Süveyş Kanalı’nı kullanmaya başladı.

Yeni rota gemileri Akdeniz ve Cebelitarık üzerinden Ümit Burnu’na, oradan da Asya’ya götürüyor. Normal koşullarda 19 gün süren yolculuk 48 güne kadar uzarken tankerler denizde yaklaşık bir ay daha fazla kalıyor.

Sadece yakıt giderindeki artış 1,61 milyon doları buluyor. Süveyş geçiş ücreti de eklendiğinde tanker başına ek maliyet yaklaşık 2,5 milyon dolara ulaşıyor.

Yolculuk 29 gün uzadı

Yanbu’dan Tayvan’a Babülmendep üzerinden giden bir tanker yaklaşık 19 günde varış noktasına ulaşıyor. Süveyş Kanalı, Akdeniz, Cebelitarık ve Ümit Burnu üzerinden izlenen rota ise 48 gün sürüyor.

Yaklaşık 29 günlük fark, tanker filosunun daha uzun süre aynı yükte bağlı kalmasına neden oluyor. Gemilerin yeni seferlere çıkamaması, kullanılabilir tanker kapasitesini de düşürüyor.

Kapasite kaybı yalnızca Suudi petrolünü etkilemiyor. Asya’ya taşınan nafta, motorin ve diğer rafine ürünlerde de navlun baskısının artması bekleniyor.

Yakıt maliyeti ikiye katlandı

Normal rotada yaklaşık 1,26 milyon dolar olan yakıt gideri, Afrika çevresindeki uzun yolculukta 2,87 milyon dolara yükseliyor. Tanker başına fark 1,61 milyon dolara ulaşıyor.

Süveyş Kanalı geçişinin yaklaşık 1 milyon dolarlık ek masraf yaratması toplam faturayı daha da büyütüyor. Sigorta primleri, mürettebat giderleri ve finansman maliyetleri hesaba katıldığında nihai fark daha yüksek olabilir.

Uzayan teslimat süresi, petrolün alıcıya ulaşana kadar taşıdığı finansman maliyetini de artırıyor. Rafineriler daha fazla stok tutmak veya alternatif tedarikçilere yönelmek zorunda kalabilir.

Büyük tankerler yarım geçecek

Süveyş Kanalı’ndaki derinlik ve boyut sınırlamaları, büyük ham petrol tankerlerinin tam yüklü geçişini zorlaştırıyor. Çok büyük ham petrol tankerlerinin kanala girmeden önce yüklerinin bir bölümünü boşaltması gerekebiliyor.

Boşaltılan petrol, Kızıldeniz ile Akdeniz’i birbirine bağlayan Sumed boru hattı üzerinden taşınabiliyor. Tankerler daha sonra Akdeniz’de yeniden yük alarak yolculuklarına devam ediyor.

Yaklaşık 320 kilometre uzunluğundaki Sumed hattı günlük 2,5 milyon varile kadar petrol taşıyabiliyor. Suudi Arabistan’ın yaklaşık 7 milyon varillik günlük ihracatı dikkate alındığında boru hattı önemli ancak sınırlı bir alternatif sunuyor.

İki boğaz aynı anda baskıda

Suudi Arabistan, ABD-İran çatışmasının Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği azaltmasının ardından ihracatının önemli bölümünü Körfez’den Kızıldeniz’e yönlendirmişti.

Husilerin Kızıldeniz’de Suudi tankerlerine yönelik saldırı ve abluka tehditleri, kullanılan alternatif rotayı da riskli hale getirdi. Böylece dünyanın iki önemli enerji geçiş noktası aynı anda baskı altında kaldı.

Babülmendep’in devre dışı kalması, Yanbu üzerinden Asya’ya ulaşan en kısa güzergâhın kapanması anlamına geliyor. Hürmüz’deki düşük trafikle birleşen risk, küresel petrol akışında gecikme ve maliyet baskısını artırıyor.

İlk tanker rota değiştirdi

Yaklaşık 500 bin varil nafta taşıyan Torm Innovation, Yanbu’dan Japonya’ya giderken Süveyş Kanalı ve Ümit Burnu rotasına yöneldi.

Geminin sahibi Torm, kararın Güney Kızıldeniz’deki güvenlik koşulları nedeniyle alındığını bildirdi. Şirket, mürettebat güvenliğinin öncelik olduğunu ve bölgedeki geçişleri gemi bazında değerlendirdiğini belirtti.

Süveyş üzerinden yapılan bu yolculuk, Babülmendep geçişine göre yaklaşık 30 gün daha uzun sürebilecek. Rafine ürün taşıyan diğer tankerlerin de benzer kararlar alması navlun piyasasındaki baskıyı büyütebilir.

Türkiye için maliyet riski

Türkiye doğrudan söz konusu Yanbu–Asya hattının üzerinde bulunmuyor. Buna rağmen tanker arzındaki daralma, sigorta primleri ve petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel navlun maliyetlerini etkileyebilir.

Uzayan rotalar, rafinerilerin ham petrol ve ara ürün tedarikinde daha yüksek taşıma bedeliyle karşılaşmasına yol açabilir. Akdeniz piyasasında artacak gemi talebi, bölgesel navlun fiyatlarına da yansıyabilir.

Enerji ithalatçısı Türkiye açısından risk yalnızca ham petrol fiyatıyla sınırlı değil. Taşıma, sigorta ve finansman giderlerindeki artış da rafineri maliyetleri üzerinden akaryakıt fiyatlarına baskı oluşturabilir.

Piyasalar önümüzdeki günlerde Babülmendep’teki gemi geçişlerini, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğini ve Sumed hattının kullanım oranını izleyecek. Güvenlik riskinin kalıcılaşması halinde petrol ticaretinde uzun rota geçici çözüm olmaktan çıkabilir.

yok

Author: Onur Şahin